Astragalus Membranaceus

Son yıllarda tıbbın gelişmesi ve ortalama yaşam süresinin uzaması yaşlı nüfusunun artmasına sebep oldu. Yaşlanmayla birlikte vücudumuzda fizyolojik fonksiyonlarda ilerleyici bir düşüş görülür. Ortalama yaşam süresi uzamakta fakat doğurganlığı erteleme sebebiyle yaşa bağlı olarak üreme hızında azalma meydana gelmekte ve böylece yaşlı bir nüfus oluşmakta. Bunun sonucu olarak nörodejenerasyon, kardiyovasküler hastalıklar, kanser gibi yaşlanma ve yaşlanma ile ilişkili hastalıklar en önemli küresel sorunlar haline gelmekte. Astragalus membranaceus ( Fisch. ) uzun tıbbi kullanım geçmişine sahiptir, yıllardan beri yaşlanmayı geciktirmek ve yaşlılığın getirdiği sorunlarla savaşmak için kullanılmaktadır. ( Çin tıbbı ) Cycloastragenol, astragalus kökünde bulunan 2000’den fazla biyo-aktif bileşenden birinin ultra-saflaştırılmış halidir. Cycloastragenol, bağışıklık düzenleyici, antioksidan ve anti-aging etkilerinden sorumlu temel bileşen olduğu düşünülmektedir. Piyasada telomeraz aktivatörü olarak tanıtılan birçok Astragalus kök ekstresi Cycloastragenol içermeyebilir.

Astragalus membranaceus kök ekstresinden izole edilen Cycloastragenol telomeraz enzimini aktive eder.
Bu etkisini açıklarken bazı sorulara cevap vermemiz gerekir.

Hücre çekirdeği olan ve eukaryote olarak bilinen organizmalarda kromozomlar çekirdeğin içinde bulunur. Bu organizmaların çoğunda çift halinde bulunan bir kromozom seti vardır. Yapısallaşmış her hücrede kromozom setinin eksiksiz olduğunu ifade eden diploit formda bir tam kromozom seti bulunur. Yumurta veya sperm gibi eşeyli üreme hücrelerinde her hücrede yalnızca ebeveyn organizmasının genetik malzemesinin yarısı bulunur. Böylece ebeveynin genlerinin yarısını aktarması sağlanır.
Kromozomlar hayatın temel yapı taşlarını içeren genetik madde olan sıkılaştırılmış Deoksiribonükleik Asit (DNA) çubuklarıdır. DNA vücudumuza; nasıl büyümesi, gelişmesi ve işlevlerini göstermesine ilişkin talimatlar veren özel bir kod taşır. Talimatlar gen adı verilen birimlere ayrılmıştır. Kromozomlar bu önemli malzeme için depo görevi yapar, periyodik olarak hücrelerle birlikte bölünür ve içerdikleri bilgileri yeni oluşan hücreye aktarır.

Telomerler kromozomların bütünlüğünü korumakta çok önemli rol oynayan kromozom uçlarıdır. Telomerleri ayakkabı bağlarının ucunda bulunan ve bağların açılmasını önleyen plastik başlıklara benzetebiliriz.
Telomerler evrim boyunca saklanan DNA dizisinin peş peşe tekrarları (omurgalılarda TTAGGG) ve ilgili proteinlerle (telomer bağlayıcı proteinler veya “şelterinler”) meydana gelmektedir. Telomerlerin işlevi kromozom uçlarını DNA’nın bozulma faaliyetlerinden koruyarak hücrelerin işlevlerini ve canlılıklarını korumalarını sağlamaktır.

Telomeraz enzimi, telomerlerin bakımını yapan ve kısa telomerleri uzatarak onarak bir enzimdir. Bu amaçla telomeraz kromozom uçlarına yeni telomer tekrarları ekler. Patolojik olmayan koşullarda telomeraz pluripotent özellik (embriyo gelişiminin erken aşamaları) ve bazı yetişkin kök hücre bölümleriyle ilintili olarak ekspres edilir ( üretilir ). Sağlıklı hücreler genelde çok az telomeraz üretir ya da hiç üretmez ve bunun sonucunda hücre bölünmesi döngüleriyle ilintili telomerlerini kısaltırlar. Telomerler kritik kısalığa ulaşınca hücre ölümünü veya yinelenen yaşlanma olarak bilinen geri dönülemez hücre tutulmasını (diğer adıyla Hayflick sınırı) tetikler. Memelilerin hücrelerindeki telomerler, tekrarlanan ardışık TTAGGG dizilimlerinden oluşur ve uzunlukları 10 ile 15 kb arasında olup, bu bölgeye değişik proteinler bağlıdır.

Herhangi bir yaşta telomerlerin uzunluğu bir organizmanın yaşlanma derecesini en iyi gösteren moleküler işaretlerden birisidir ve bu nedenle bir organizmanın biyolojik yaşının tahmin edilmesinde kullanılabilir. Organizmanın yaşı ilerledikçe dokuları canlandırmak için art arda hücre bölünmesi döngülerinin gerçekleşmesiyle telomerler zamanla kısalır. Bu hem somatik hücrelerde hem de kök hücre bölgelerinde gerçekleşir ve kök hücrelerin gerekli olduğu zaman dokuları canlandırabilme becerisini azalttığı gözlemlenmiştir.

Genetik ve hayat tarzı telomer uzunluğunu ve kısalma hızlarını belirleyen önemli etmenlerdir. Belirli hayat tarzları telomerlerin uzun veya kısa olmasıyla ciddi bir şekilde ilintilidir. Örneğin, sigara içme, alkol, obezite veya psikolojik stres telomerlerin yüksek hızda aşınmasına katkıda bulunan oksidatif stresi ve enflamasyonu artırır. Rejim, egzersiz, uyku gibi başka etmenlerin de biyolojik yaşlanmayı yavaşlattığına inanılmaktadır.

Biyolojik yaşın kronolojik yaştan büyük olması kişinin biyolojik yaşıyla bağlantılı riskleri ve risk etmenlerini taşıdığı anlamına mı gelmektedir? Kısa telomerlerin kalp damar hastalıklarına yakalanma riskini artırdığını ve Alzheimer gibi bazı nörolojik hastalıkların ortaya çıkmasıyla ilgili olabileceğini gösteren bilimsel kanıtlar artmaktadır.
Telomerlerin kısalması yaşlanmanın sebebidir. Bu yaşlanma sadece hücre seviyesinde değil, doku ve bütün vücut üzerinde gerçekleşmektedir. Bütün bu buluşlar hücre anlayışımıza yeni bir boyut kazandırmaktadır, hastalıkların mekanizmasını anlamamız için ışık tutmaktadır ve yeni tedavileri geliştirmek için teşvik etmektedir.

Kısa telomerlerin aşağıda verilen dokularda yaşlanmaya ve fonksiyon bozukluğuna neden olduğu düşünülmektedir:

  • Bağışıklık hücreleri
  • Kalp (kalp kası hücreleri)
  • Hematopoietik kök hücreler
  • Akciğer alveolar hücreler
  • Deri (dermis, epidermis, damar düzeni)
  • Vaskülerintima (damar iç zarı)
  • Osteoblastlar, MSC’ler
  • Karaciğer (hepatositler)
  • Gözün retinal pigmentli dokusu
  • Kondrositler
  • İskelet kasları
  • Böbrek (korteks)
  • Nöronlar

Kaynak: The Telomere syndromes, Mary Armanios and Elizabeth H. Blackburn

Albert Einstein Tıp Fakültesi (New York, USA) tıp ve genetik dalında öğretim görevlisi olan Yousin Suh, PhD, 2009’da yayınlanmış bir çalışmada, “Bizim de şüphelendiğimiz gibi istisnai uzun yaşama sahip insanlar telomerlerinin uzunluğunu daha iyi koruyabilenlerdir” demiştir. “Ve onlar uzun yaşamlarını, en azından kısmen, telomerin korunmasına etki eden avantajlı gen değişkenlerine borçludurlar. Daha spesifik olarak, araştırmacılar ileri yaşlara kadar yaşayan katılımcıların telomer yapım sistemlerini ekstra aktif hale getiren ve telomer uzunluğunu daha etkili olarak koruyabilen mutant genleri miras olarak almış olduklarını bulmuşlardır.”

DR. Suh diyor ki: “Bulgularımız göstermiştir ki, telomer uzunluğu ve telomeraz geninin değişkenleri, çok uzun yaşayan insanları yaşlılık dönemlerinde hastalıklardan koruyarak onlara yardımcı olmuştur. Biz de şu anda yüz yaşına kadar yaşayanlarda telomer uzunluğunu koruyan genetik telomeraz değişkenlerinin oluşturduğu mekanizmayı anlamaya çalışıyoruz. En nihayetinde yüz yaşındakilere bağışlanmış olan telomerazı taklit edecek bir ilacı geliştirmek mümkün olabilir.”

Yeshiva Üniversitesi Albert Einstein Tıp Fakültesindeki bir çalışmadan yapılan bu alıntının anlamı; 100 yaşından fazla yaşamış olan insanların, daha erken ölmüş kişilere oranla daha fazla telomeraza sahip olmaları ve bununla bağlantılı olarak da telomerlerinin daha uzun olmasıdır.

Telomeraz aktivasyonunun anti pulmonar fibrozis etkisi
Bill Andrews ve Sierra Sciences laboratuvarı ölümcül akciğer fibroblastlarında Cycloastragenol ( TA-65 ) tarafından telomerazın geçici (süreksiz) olarak aktive edildiğini göstermiştir.

Bu bulgular Cycloastragenol’ün telomerazı geçici (süreksiz) olarak aktive ettiğini onaylamaktadır. Telomer boyunu uzatmanın tek yolunun, telomerazı aktive etmek olduğu geniş bilimsel çevreler tarafından kabul edilmiştir. Uzun telomerleri olan insanların da daha sağlıklı ve uzun yaşadığı kabul edilmiştir.
Cykloastragenol, fibrozise karşı koruma ve hücrelerde yaşlanmanın baskılanması telomeraz aktivasyonuna bağlıdır. Cycloastragenol akciğerdeki tüm hücre tiplerini etkilemez sadece spesifik akciğer hücrelerinin çoğalma kabiliyetini sağlar.

Bill Andrews ve Sierra Sciences laboratuvarı ölümcül akciğer fibroblastlarında Cycloastragenol ( TA-65 ) tarafından telomerazın geçici (süreksiz) olarak aktive edildiğini göstermiştir. 

Bu bulgular Cycloastragenol’ün telomerazı geçici (süreksiz) olarak aktive ettiğini onaylamaktadır. Telomer boyunu uzatmanın tek yolunun, telomerazı aktive etmek olduğu geniş bilimsel çevreler tarafından kabul edilmiştir. Uzun telomerleri olan insanların da daha sağlıklı ve uzun yaşadığı kabul edilmiştir. 

Cykloastragenol, fibrozise karşı koruma ve hücrelerde yaşlanmanın baskılanması telomeraz aktivasyonuna bağlıdır. Cycloastragenol akciğerdeki tüm hücre tiplerini etkilemez sadece spesifik akciğer hücrelerinin çoğalma kabiliyetini sağlar.

Cycloastragenol’ün Anti viral, anti  bakterial ve anti fungal etkisi:

Cycloastragenol; insanlarda T hücrelerinin CD4+ ve CD8+ alt gruplarını aktive etmesine yardımcı olur ve bu aktivasyonu total T lenfosit sayılarını değiştirmeden gerçekleştirir[1, 2]. Ek olarak Th2 hücrelerinde IL-4 ve IL-10 seviyelerini artırmaya yardımcı olur ve Th1 hücrelerinde IL-2 ve IFN-y seviyelerini düşürerek CD4+ T hücrelerinin Th1 / Th2 sitokin salgılama dengesini seçici olarak değiştirmeye yardımcı olur [3, 4 ).

Cycloastragenol’ün Anti Enflamatuar etkisi:

Enflamasyon çok yaygın ve önemli bir temel patolojik süreçtir. Vücut yüzey travması, enfeksiyonlar, yaygın organ hastalıkları ve sık görülen hastalıklar (pnömoni, hepatit ve nefrit gibi) iltihap (Enflamasyon) ile ilişkilidir.

Cycloastragenol, Eğer Th1 hücrelerinin aktivitesi düşük ise o zaman Th2 hücrelerinin aktivitesini baskı altında tutar veya tam tersi olabilir. Bağışıklık sisteminde bu denge son derece hassas ayarlanmıştır.Th1 ve Th2 arasındaki dengesizlik sağlıklı dokuların zarar görmesine ve kötü sonuçlara yol açabilir.

Cycloastragenol; hücre ölümlerinin azalması,  süperoksit dismutaz (SOD) aktivitesini koruyarak, malondialdehit (MDA) ve serbest radikal seviyelerinin üretimini düşürerek kalp sağlığını korumaya destek olur [5,6].

Lipitler enerji deposudur fakat fazla biriktiğinde sağlık için zararlıdır. Cycloastragenol lipit metabolizması ile ilişkili çeşitli biyobelirteçleri iyileştirebilir. Düşük dozda Cycloastragenol’ün adipositlerindeki ( yağ dokusunu oluşturan hücreler ) sitoplazmik lipit damlacıklarını azalttığı gösterilmiştir. Cycloastragenol yüksek dozlarda verildiğinde fibroblastların  ( bağ doku hücreleri ) yağ doku hücresine dönüşmesini önler. Bunu Kalsiyumu fibroblast hücrelerin içine taşıyarak yağ doku hücrelere dönüşmelerini önleyerek yapar.

Farnesoid X reseptörü (FXR), alkolsüz yağlı karaciğer hastalığının (NAFLD) tedavisi için potansiyel bir ilaç hedefidir ve Cycloastragenol, FXR’ün doğrudan aktivatörüdür. Hayvan çalışmaları, Cycloastragenol’ün karaciğerde yüksek yağlı diyete bağlı lipit birikimini azalttığını ve bununla birlikte düşük kan şekeri, serum trigliserit seviyelerini ve hepatik safra asitlerini düşürdüğünü göstermiştir.

Cycloastragenol’ün,  ömrü artırdığı kanıtlanmamış olsa da, yaşa bağlı çeşitli biyobelirteçleri azalttığı gösterilmiştir. Ek olarak, ince çizgiler ve kırışıklıklar gibi yaşlanma belirtilerini azalttığı gösterilmiştir. Ayrıca Alzheimer, Parkinson, retinopatiler ve katarakt gibi dejeneratif hastalık riskini de azaltabilir.

  1. Anti-Aging Implications of Astragalus Membranaceus (Huangqi): A Well-Known Chinese Tonic. Ping Liu1, Haiping Zhao1, #, Yumin Luo1,2,3,*
  1. Zwickey H, Brush J, Iacullo CM, Connelly E, Gregory WL, Soumyanath A, et al. (2007). The effect of Echinacea purpurea, Astragalus membranaceus and Glycyrrhiza glabra on CD25 expression in humans: a pilot study. Phytother Res, 21: 1109-1112.
  2. Brush J, Mendenhall E, Guggenheim A, Chan T, Connelly E, Soumyanath A, et al. (2006). The effect of Echinacea purpurea, Astragalus membranaceus and Glycyrrhiza glabra on CD69 expression and immune cell activation in humans. Phytother Res, 20: 687-695. Kang H, Ahn KS, Cho C, Bae HS (2004). Immunomodulatory effect of Astragali Radix extract on murine TH1/TH2 cell lineage development. Biol Pharm Bull, 27: 1946-1950. 
  1. Mao S, Cheng K, Zhou Y (2004). Modulatory effect of Astragalus membranaceus on Th1/Th2 cytokine in patients with herpes simplex keratitis. Zhongguo Zhong Xi Yi Jie He Za Zhi, 24: 121-123.
  2. Ma X, Zhang K, Li H, Han S, Ma Z, Tu P (2013). Extracts from Astragalus membranaceus limit myocardial cell death and improve cardiac function in a rat model of myocardial ischemia. J Ethnopharmacol, 149: 720-728.

6. YONGJIE YU1*, LIMIN ZHOU1*, YAJUN YANG1 and YUYU LIU1,2     Cycloastragenol: An exciting novel candidate fora ge-associated diseases ( Review ). ; EXPERIMENTAL AND THERAPEUTIC MEDICINE 16: 2175-2182, 2018