Th1/Th2 Dengesi Testi

Lenfositleri B ve T grubuna ayırabiliriz. T lenfosit grubuna ait olan T4 Lenfositler kısaca Th olarak adlandırılır. Th lenfositler; bağışıklık sistemi üzerinde çok önemli etki mekanizmalarının başlatılması için gerekli olan ve sitokin adı verilen haberci proteinleri salgılar. Sitokinler de iki gruba ayrılır Th1 ve Th2. Th1 ve Th2 lenfositler beraber çalışır ve dengede olmaları gerekir.

Normalde, TH1 ve TH2 sitokinleri arasında fizyolojik açıdan dengeli bir ilişki vardır. Ancak bu dengeli ilişki farklı sebeplerden dolayı bozulmuş olabilir. Sitokinlerin genel olarak azalması veya çoğalmasının yanı sıra TH1 veya TH2 yönünde bir kayma meydana gelebilir. Bağışıklık sisteminin söz konusu dalları bu sebepten dolayı fazla veya düşük bir uyarılmaya maruz kalabilir ve bunun uzun sürmesi halinde enfeksiyon kapma eğilimi artabilir. Ayrıca, sitokinlerin seviyesindeki değişiklikler hastanın psikolojisini de etkileyebilir.

TH1 hücreleri, güçlü bir şekilde interferon gamma (IFN-γ), IL-2 ve TNF-alfa üretiyor, bundan dolayı kişinin hücresel bağışıklığı regüle ediliyor. IL-2 özellikle T-hücreleri üzerinde aktifleştirici bir etkide bulunuyor ve sitotoksik T-hücrelerine doğru klonal çoğalmayı teşvik ediyor. NK-hücreleri IL-2 sayesinde aktif hale getirilebiliyor. TNF-alfa da T-hücreleri ve NK-hücreleri üzerinde uyarıcı etki yapıyor ve tümör karşıtı etkiler sağlıyor. INF-γ, hücre ayrımını ve HLA- ekspresyonunu harekete geçiriyor. Bu sayede, potansiyel hedef hücrelerin antijen sunumu artıyor, bunlar ise böylece T-hücreleri tarafından daha kolayca ekzojen olarak algılanabiliyor.

TH1-hücrelerinin aksine TH2-hücreleri daha güçlü şekilde IL-4, IL-5 ve IL-10 salgılıyorlar. Bu sitokinler, antikor üretiminin düzenlenmesine ve anti korlar tarafından sağlanan bağışıklığa katkıda bulunan önemli faktörlerdir. TH2-sitokinleri özellikle humoral bağışıklığı uyarıyorlar. Böylece IL-4 sayesinde IgE ve IgE oluşumu güçleniyor ve B-hücreleri aktifleştiriliyor. Bunun dışında B-hücrelerinin, monositlerin ve granülositlerin oluşumu ve ayırımı IL-10 tarafından etkileniyor.

Eğer Th1 hücrelerinin aktivitesi yüksek ise o zaman Th2 hücrelerinin aktivitesini baskı altında tutar veya tam tersi olabilir. Bağışıklık sisteminde bu denge son derece hassas ayarlanmıştır. Th1 ve Th2 arasındaki dengesizlik sağlıklı dokuların zarar görmesine ve kötü sonuçlara yol açabilir.

TH1 aktivitesi yüksek olduğunda:
  • Type I diabetes
  • Multiple sclerosis
  • Hashimoto’s Thyroiditis
  • Grave’s Disease
  • Crohn’s Disease
  • Psoriasis
  • Sjoren’s Syndrome
  • Celiac Disease
  • Lichen Planus
  • Rheumatoid Arthritis
  • Chronic viral infections
TH2 aktivitesi yüksek olduğunda:
  • Lupus
  • Allergic Dermatitis
  • Scleroderma
  • Atopic Eczema
  • Sinusitis
  • Inflammatory Bowel Disease
  • Asthma
  • Allergies
  • Cancer
  • Ulcerative Colitis
  • Multiple chemical sensitivity

Th1 / Th2 İmmün Profil testini yaptırarak ölçebilirsiniz. Bazı besinler bu dengesizliğin düzeltilmesine yardımcı olabilir. Test ve diyet için doktorunuza danışın.

  • Probiyotikler ( lahana turşusu, yoğurt, kefir )
  • Vitamin A ( karaciğer, morina balığının karaciğerinin yağı, tereyağı, yumurta )
  • Vitamin E ( yumurta sarısı, avocado, kırmızı palmiye yağı, fındık ve tohumlarda)
  • Colostrom (ilk anne sütü, ek besin olarak bulabilirsiniz)
  • T-regulatory lemfositleri destekleyen bileşikler:
    • Vitamin D (güneşlenme, morina balığı karaciğer yağı, sardaliye, ham süt ve yumurta)
    • EPA and DHA (somon, sardalye, orkinos ve düşük miktarda organik etlerde ve yumurtada)

YASAL UYARI: Bu sayfanın içerikleri ziyaretçilerini bilgilendirme amaçlı kurulmuş olup, sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi ve reçete bilgisi taşımaz. Sayfa sağlıkla ilgili yer verdiği tüm konularda öncelikle en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenebileceğini savunur. Sayfada konu olarak geçen tüm yöntemler kamuoyuna bilgi vermek amaçlı paylaşılmış olup, bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden bu sayfa sorumlu tutulamaz. Paylaşılan bilgilerin ilgili tarafından kullanılması site sahibi ile hasta- doktor ilişkisini doğurmaz. Tüm sayfa ziyaretçileri yasal uyarıyı kabul etmiş sayılır.